A
A/D çevirici
Uygun
olan, karşılaştırılabilen (Elence: Analog) verilerin, sayısal (dijital) verilere
çevrilmesini sağlayan birim. Böylece analog sinyallerin, bilgisayar tarafından
anlaşılması sağlanır.
AF/AE
kilidi
Otomatik
netleştirme / otomatik pozlama kilidi.
Alan
derinliği
Fotoğrafta
keskin olarak görüntülenen bir konunun makine objektifine en yakın ve en uzak
noktaları arasındaki mesafe. Alan derinliği özellikle, kullanılan objektifin
odak uzaklığına ve değişken (zoom) objektiflerde, odak uzaklığı ayarına
bağlıdır. Fotoğrafçılık fiiliyatında alan derinliğine, sadece konuya olan mesafe
ve diyafram ayarının değiştirilmesi ile müdahale edilebilir.
Ana
sayfa
Bir genel
ağ sunucusunun giriş sayfası. Tek şahıs, bir şirket veya bir teşkilata ait
olabilir ve sınırsız sayıda alt sayfalara açılabilir. Genel ağın gayri merkezî
yapısından kaynaklanan nedenlerden dolayı bütün genel ağ sayfalarını, çok
çeşitli şekillerde birbirleri ile bağlamak mümkündür. Genellikle, ana sayfa
üzerinde oluşturulmuş bağlantılar (ing.: link) üzerinden, alt sayfalara
ulaşılır. Ana sayfada bulunan bir bağlantı, haricî bir genel ağ sayfasına
yönlendiriyorsa, bu bağlantı seçildiğinde esasen ziyaret edilen sayfa terk
edilmiş olunur.
AVI
(Lâtince +
İngilizce: Audio Video Interleave) Duyusal ve görsel birleşim. Bu veri
düzenlemesi, bilgisayarda veya dijital fotoğraf makinesinde hareketli resim
(video) çekimlerinin kayıt düzenlemesi olarak kullanılır. Farklı sıkıştırma
oranları ve çözünürlükte video çekimlerini işletebildiği için tercih edilir.
B
Baskı
Dijital
çekim baskılarını, farklı yöntemler kullanarak yapmak mümkündür. En yoğun olarak
kullanılan, fotoğraf mağazasında bastırma ve püskürtmeli yazıcılar ile yapılan
baskı yöntemleridir.
Bitmap
Hepsine
belirli renk ve aydınlık değerleri yüklenmiş resim noktalarından (piksel)
yapılandırılmış görüntü. Sıkıştırılmadıkları için çok büyük kapsamlı olan ve
“bmp” soy ismini taşıyan Bitmap dosyalarında kayıt edilir.
Bellek
kartı
Sayısal
fotoğrafçılıkta: Resim algılayıcı tarafından süzülen resim verilerini alarak,
dosya düzenlemesi hâlinde, başka bir taşıyıcıya aktarılana kadar veya silinene
kadar kayıtta tutan elektronik bellek taşıyıcı.
Beyaz
ayarı
Sayısal
fotoğraf makinelerinde, renk ısısının ölçümünden sonra kayıt edilecek olan bütün
resim değerleri için yapılan düzeltmenin adıdır. Makine modeline göre tam
otomatik, el ile veya her iki yöntem ile yapılabilir.
C
CCD
(İngilizce: Charge Coupled Device) Yüklenmiş ve bir araya bağlanmış cihaz. CCD-algılayıcı
veya CCD-çip olarak da adlandırılır. Dijital fotoğraf makinelerinin “filmi”
(ışığa duyarlı yüzey) olarak da görülebilir. Bir tabakanın üstüne dizilmiş olan
binlerce ışığa duyarlı foto diyotlardan oluşur. Bunlar, düşen ışığı elektrik
gerilimine çevirirler. Ne kadar aydınlık olursa ışık hücresinde (fotosel)
biriken gerilim, o kadar yüksek olur. Verilen gerilim ise, makine dâhilinde
bulunan bir A/D çevirici vasıtası ile, makine bilgisayarının anlayacağı bir dile
çevrilir. CCD algılayıcılar ışığa karşı, CMOS algılayıcılardan daha
duyarlıdırlar ve ürettikleri görüntüler daha niteliklidir. Buna karşılık daha
pahalıdırlar ve daha fazla güç harcarlar.
CMOS
(Lâtince +
İngilizce: Complementary Metal Oxide Semiconductor) Bütünleyici Metal Oksit
Yarım iletici. Aynı CCD algılayıcılarda olduğu gibi düşen ışık parçacıkları
(fotonlar) elektrik gerilimine dönüştürülür. Bu bilgilerin iletişimi ise, CCD
algılayıcılardan farklı olarak, ışığa duyarlı diyotların yanında bulunan birkaç
adet transistör vasıtası ile gerçekleşir. Böylece her pikseli, kendi başına
okumak mümkün olur. Ancak, düşen ışık yutulduğu için daha az görüntü bilgileri
alınır ve az ışıklı ortamlarda, başarım azalır. Böylece “titreşim” etkinliğine
daha kolay tutulabilirler. CMOS algılayıcıların daha az güce gereksinimleri
vardır ve üretimleri daha ucuzdur.
CMYK
Çıkarıcı
temel renklere dayanan şematik ifâdedir. Bu renkler Yeşilmavi (=Cyan C),
Kırmızımavi (=Magenta M), Sarı (=Yellow Y) ve Siyah (=Black K)
olarak belirlenmiştir. Siyan, majenta ve sarı renkler birleştiğinde de siyah
oluşur ancak, görüntünün daha kuvvetli bir ifade kazanması için baskı işleminde
siyah, kendi başına bir renk olarak eklenir.
CompactFlash
Yaygın bir
bellek kartı çeşididir.
Ç
Çözünürlük
Sayısal
resimler, aynı mozaik çalışmaları gibi, kare ebatlarında bir çok resim
noktalarından oluşurlar. Belirli renk bilgilerini barındıran bu noktalar, piksel
olarak adlandırılır. Bunların adedi ne kadar fazla olursa fotoğraf, o kadar
ayrıntı zenginliğine sahip olur; Yani, daha fazla resim noktalarına ayrılabilir;
Yani, “çözülebilir”. Dijital fotoğraf makineleri gibi kayıt cihazlarında
çözünürlük, ne kadar piksel algılandığını belirtir; Ekranlarda ise,
gösterilebilen nokta sayısı değeridir. Veriler, mutlak değerler olarak
gösterilir. Örneğin: Dijital fotoğraf makinelerinde 1600x1200 piksel, Ekranlarda
1024x768 piksel.
Çevirmek
Resim
dosyaları ile ilgili olarak: Bir düzenlemeden diğerine geçiş. Örneğin: Çok büyük
olan bmp dosyaları, genelde, JPEG veya TIFF sıkıştırmalı dosya düzenlemelerine
çevrilir.
Çalışma
belleği
Bilgisayarın, işlem sırasında kullandığı ve çabuk ulaşabilmesi için verileri
yerleştirdiği bellek. Ana bellek ve diğer veri taşıyıcı belleklerin aksine
çalışma belleği, bilgisayar kapatıldığında, tamâmen silinir.
D
Değişken objektif
Odak
uzaklığı, yani objektif ile ışık algılayıcı arasındaki mesafe değişebilecek
şekilde yapılandırılmış olan objektif türü. Görüntü neticeleri bazı benzerlikler
gösterse de burada, odak uzaklığı değişkenliği ile keskinliği sağlayan
netleştirme ayarını karıştırmamak gerekir. Sayısal fotoğraf makinelerinde en çok
kullanılan objektif türüdür.
Deklanşör gecikmesi
Deklanşör
düğmesine basılan an ile ışığa duyarlı alanın (film veya CCD) pozlanması
arasında geçen süre. Özellikle basit dijital makinelerde bu süre çok uzun olduğu
için (1san. veya daha fazla) dikkat edilmesi gerekir.
Diyafram
Fransızca
“diaphragme” kelimesinden kırma sözcük. Objektif açıklığının ölçüsü. Yüksek
diyafram değerleri küçük, düşük diyafram değerleri ise büyük açıklığı belirtir.
Diyafram, netlik derinliğini belirler: Açık diyafram az keskinlik, kapalı
diyafram ise çok keskinlik anlamına gelir. Sayısal fotoğraf makinelerinin
objektiflerinde oluşan netlik derinliği, yapıları gereği, zaten çok fazla
olduğu için, bir çok makine objektifinin diyafram açıklığı basamakları, “8”
değerine kadar yapılır.
Dijital
Lâtince
digitus (parmak) ve Fransızca digital (yüksük) kelimelerinden kırma sözcük.
Sayısal kavramının karşılığı olarak kullanılmaktadır.
Dijital Yakınlaştırma (Sanal yakınlaştırma)
İsim
benzerliği haricinde optik zoom (gerçek yakınlaştırma) ile bir benzerliği
yoktur. Mevcut kare, çözünürlük değiştirilmeden, büyültülür. Bkz. Optik
yakınlaştırma
dpi
“Dots per
inch”: İnç (uzunluk ölçüsü = 2,54cm) başına düşen nokta adedi. Bir resmin
çözünürlük inceliğini gösteren ölçü birimi.
DPOF
Hangi
karenin nasıl basılacağını belirleyen düzenlemedir. Birçok makinede bu ayar
vardır.
Düzeyler
“Photoshop” gibi resim işlem yazılımlarının özelliği. İşlem yapılmak istenen bir
resmin, üst üste dizilmiş katlardan oluşmasını sağlayarak, her düzeyin
diğerlerinden bağımsız olarak kendi başına işlem görmesini sağlar. Böylece çok
değişken ve tehlikesiz resim işlemleri mümkün olur.
Duyarlılık
Işık
duyarlılığı olarak da adlandırılır. Bir filimin veya resim algılayıcının ışığa
karşı olan hassasiyet derecesi. Bir resmin, mevcut olan ışık ortamında, ne kadar
aydınlık veya karanlık olacağını belirler. Sayısal fotoğraf makinelerinde fazla
duyarlılık çok kumlanmaya, düşük duyarlılık ise daha az kumlanmaya neden olur.
ISO birimi ile ifade edilir.
E
EBC
“Electron
Bearn Coating” kavramının kısaltılmışı olup, mercek kaplamasının elektron ışını
vasıtası ile buharlaştırılarak yapıldığını belirtir.
Enstantane (Işıklama süresi)
(Fransızca: İnstantané) Obtüratörün açılması ile kapanması arasında geçen zaman;
Yani, ışığa duyarlı alanın ışık aldığı süre. B (sınırsız) ile 1/10000 saniye
arasındaki değerlerde ayarlanır ve otomatik pozlama veya tam otomatik işletimi
olan fotoğraf makinelerinde, önceden yapılmış olan pozlama ölçümü doğrultusunda,
gerçekleştirilir. Bkz.: Obtüratör
Exif
verileri
Sayısal
fotoğraf makineleri tarafından, otomatik olarak, her çekim ile beraber kayıt
edilen çekim bilgileri. Bunlar, kullanılan makine modeli, çekim tarihi ve saati,
diyafram değeri, enstantane, flaş değerleri gibi verilerden oluşur. Hatta, uygun
donanımlı makinelerde, GPS (Dünya çapında yer belirleme sistemi) vasıtası ile
belirlenen çekim yeri de bu veriler arasındadır.
F
Flaş
(İngilizce: Flash) Ânî ışık, (şimşek) çakması. Fotoğraf makinesinin ışıklama
süresi ile eşzamanda (senkron) çalışan (ânî) aydınlatma gereci.
Flaş
ayağı
Haricî
flaşın takılması için makinelerin üst bölümünde bulunan ray benzeri
mekanizmadır. Çoğunlukla, üst model sayısal fotoğraf makinelerinde bulunur.
Film
tarayıcı
Saydam (dia)
veya negatif filmlerin sayısal olarak algılanmasını sağlayan cihaz. Pozitif ve
negatif filmlerden, ara basamak oluşturmadan, resim dosyaları yapabilir.
Firewire
Cihazlar
ve bilgisayar arasında güncel ve hızlı bir bağlanma sistemidir.
Flaş
(ani) bellek
Kendi güç
kaynağı olmadan verileri kayıtlı tutabilen ve tekrar tekrar kayıt yapılabilen
elektronik bellek. Sayısal fotoğraf makinelerinde en çok tercih edilen bellek
türüdür.
G
Gren
Fransızca
grain kelimesinden kırma sözcük. Bkz. Kumlanma
Gamma
düzeltimi
Resim
verilerindeki siyah eğrisinin yükselmesini (gradasyon) düzeltmeye yarayan
yöntem. Fazla veya az zıtlık (kontrast) içeren resimlerin düzeltilmesini sağlar.
gif
Grafik
değişim düzenlemesi (Graphics Interchange Format). Özellikle grafik dosyalar
için geliştirilmiş veri düzenlemesi. Azamî 256 rengin kayıt edilmesine müsaade
ettiği için, resim dosyalarında sınırlı olarak kullanılabilir. Çok küçük olan
gif dosyaları, bu özellikleri ile, genel ağ kullanımı için çok uygundurlar.
Gigabayt
Bir milyar
bayt değerindedir.
Gradasyon (Kerteleme) eğrisi
Resim
işlemlerinde: Bir resimde bulunan renk değerleri dağılımının grafik olarak ifade
edilmesidir ve resimde bulunan toplam aydınlık ve karanlık değerleri ile, kendi
renk değeri gradasyon eğrileri ile gösterilen kırmızı, yeşil ve mavi paylarını
yansıtır. Resim işlemlerinde, 45°
eğilim gösteren bir doğru göründüğünde, renk değerleri değiştirilmemiştir. Bu
doğrunun üstünde bulunan kısımlarda renk değerleri arttırılmış, altında bulunan
kısımlarda ise düşürülmüştür.
H
Histogram
Bir
resimde bulunan renk değerlerini gösteren çizelge. Üst düzey sayısal fotoğraf
makinelerinde, fotoğraf çekimi sırasında, ekrana getirmek mümkündür. Çekim
esnasında yapılan ayarların, teknik olarak, renk değer kapsamını tam kapasite
kullandığını anlamak için, faydalıdır.
HTML
şifreleri
Genel ağda
kullanılan bilgisayar dilinin temel standardı. Genel ağ sayfaları, HTML
dosyaları olarak sunuculara yerleştirilir ve bu hâllerinde, metin, düzenleme,
çapraz bağlantılar gibi gösterim için bütün gerekli unsurları içerirler. Genel
ağ sayfasına doğrudan bağlanan resimler yerine bir HTML dosyası, sadece ait olan
resimlerin adlarını ve kayıt yerlerini içerir.
İ
İnkjet
yazıcı
Bkz.:
Püskürtmeli yazıcı
J
jpeg
(İngilizce: Joint Photographic Experts Group) kelimelerinin baş harflerinden
oluşur ve özellikle resim işlemleri ile ilgili olan şirket ve kurumların
birliğini ifâde eder. Aynı adı taşıyan sıkıştırma işlemi, Jpg, Jpeg ve Jpg2000
dosyalarının temelini oluşturur.
jpg
JPEG
standardına göre sıkıştırılmış resim dosyaları için bir veri düzenlemesi. Jpg
dosyaları için gerekli olan sıkıştırma oranı, serbestçe seçilebilir. Resim
niteliği ile orantılı olarak değerlendirildiğinde jpg dosyaları çok küçüktür;
hatta, çıkış dosyasının yüzde birine ulaşmak bile mümkün olmaktadır
K
Kayıt
hatası
Moiré veya
merdiven etkinliği gibi görüntüleme ve çevirme hatalarından kaynaklanan ve
konuya uygun olmayan resim öğeleri. Kayıt hataları çoğunlukla, uygun olmayan
resim işlemleri ve aşırı sıkıştırmalardan oluşurlar.
Kompresyon
Lâtince
compressum (sıkıştırmak) kavramından kırma sözcük. bkz. Sıkıştırma
Kontrast
Lâtince
contrarius (karşısında, muhalif) kelimesinden kırma sözcük. Bkz.: Zıtlık
Konvert
Lâtince
converto (döndürmek) kelimesinden kırma sözcük. Bkz.: Çevirmek
Konverter
Bkz.
Objektif eki
Kumlanma
Elektronik
olarak kayıt edilen resimlerde, geleneksel filimdeki kumlanmaya benzeyen,
kirlilik. Resim algılayıcı yüksek ışık duyarlılığına göre ayarlandığında, fazla
kumlanma oluşur. Bilinçli olarak kullanıldığında, bir tasarım aracıdır.
L
LCD
(Elence,
Lâtince + İngilizce: Liquid Crystal Display) Sıvı kristal ekran. Dijital
fotoğraf makinelerinde çekilen resimleri ve çekim öncesi görüntüyü yansıtmak
için kullanılan ekran türü.
M
Makro
(Elence:
Makros) Uzunluk, boy, büyük. Fotoğrafçılıkta, aslen, suretin gerçeğinden daha
büyük olduğu çekimler için kullanılır.
Megabayt
Bir milyon
bayt değerindedir.
Megapiksel
Elence:
Megalos-Büyük ve piksel kelimelerinden kırma sözcük. Bir milyon piksel
değerindedir. Sayısal fotoğraf makinelerinde bulunan ışık algılayıcıların
çözünürlüğünü, özellikle kulağı milyon kavramlarına alışık olmayan toplumlara
yönelik olarak, belirtmekte kullanılır.
Memory
Stick
Bellek
çubuğu. Kendi başına yollar izlemeyi seven Sony firmasının ürünlerine uyması
için tasarlanmış ve çoğunlukla bu firmanın sayısal fotoğraf makinelerinde
kullanılan bellek kartıdır.
Microdrive
Dijital
fotoğraf makinelerinin CF Kart II yuvasına yerleşebilen küçük ebatlarda ana
hafıza türü. Sallanma ve düşmelere karşı çok duyarlı olup fiyat / başarım oranı
caziptir.
N
Normal
odak uzaklığı
İnsan
gözünün kapsadığı ölçüde konuyu görüntüleyen, objektif odak uzaklığıdır. Ebat
köşegeninin uzunluğuna eşittir ve böylece ve sadece çekim düzenlemesinin
ebatlarına bağlıdır. Bu yüzden sayısal fotoğraf makinelerinin normal odak
noktası, 135mm film kullanan fotoğraf makinelerinin normal odak noktasından çok
daha kısa mesafededir.
Noise
İngilizce
velvele, gürültü patırtı anlamlarına gelen sözcük. Bkz.: Kumlanma
O
Objektif
(Lâtince:
Nesnel, afaki) Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün gibi optik aletlerle
cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine yansıtan mercek veya mercek
sistemi.
Objektif eki
Objektifin
önüne takılarak odak uzaklığını değiştiren mercek birimi.
Obtüratör (Işık engelleme birimi)
(Fransızca: Obturateur) Her fotoğraf makinesinin içinde veya objektifinde
bulunan ve objektif içinden geçen ışınları kesmeye yarayan mekanizmadır.
Geleneksel fotoğraf makinelerinde kumaş veya hafif metallerden oluşan ve odak
düzlemindeki bir perde ve onu açıp kapatmaya yarayan bir mekanizmadan oluşan
obtüratörler objektifin, saniyenin 1/10000 süresi kadar kısa bir zaman diliminde
bile açık kalmasını sağlayacak yapıdadırlar. Çekim yapılmadığında kapalı olan
obtüratörlerin bu hızları, diyafram açıklıklarında olduğu gibi, belirli ve
standart bir dizide toplanmıştır. Bkz. Enstantane
Odak
uzaklığı
(Yakma
mesafesi) Bir merceğin veya objektifin görüntüleme vasıflarının ölçüsü. Mercek
merkezi ile odak noktası arasındaki mesafeyi belirtir. Sayısal fotoğraf
makinelerinin objektiflerinde ise bu ölçek, objektif ile resim algılayıcı
arasındaki mesafe anlamına gelir. Uzun odak mesafeleri resim açısının daralması
ile bağlantılı olurken kısa odak mesafeleri, geniş resim açıları ile
ilişkilidir.
Optik yakınlaştırma
Mercekler
vasıtası ile yakınlaştırma işlevi. Hareket ettirilebilen mercek kümeleri
kaydırılarak, objektifin odak uzaklığı değiştirilir. Böylece, geniş açı ile dar
açı arasında odak uzaklıkları elde edilir.
Otomatik netleştirme
Bir
fotoğraf makinesinin otomatik netleştirme sistemi (AF) keskinliğin, otomatik
olarak ayarlanmasını sağlar. Hedeflenen konu ile olan mesafe ultrason (ses
ötesi) veya enfraruj (kızıl ötesi) sinyalleri vasıtası ile ölçülür. Üçüncü bir
ölçüm yöntemi ise, dijital fotoğraf makinelerinde bulunan ışık algılayıcı
birimlerin kontrast (zıtlık) dayanıklı ölçüm sistemleridir; Yani, zıtlık ne
kadar yüksek olursa resim, o kadar keskin olur.
P
Patlama
Sayısal
fotoğraf makinelerinde oluşan bir görüntüleme hatası. Bazı hücrelerin fazla
ışıklandırılmasından kaynaklanan, aydınlık resim bölümlerinin fazla parlaması
olarak görünür. Özellikle, resim algılayıcının duyarlılık ayarının, konunun en
parlak yerlerini karşılayamamasından kaynaklanır.
Piksel
Resmi
oluşturan renk noktası için (İngilizce: Picture – resim ve Lâtince: Elementa –
temel madde) kelimelerinden türetilmiş yapay sözcük. Bir resim verisinin en
küçük ve bölünemeyen parçası. Sayısal fotoğraf makinelerinin niteliğini
belirleyen ölçütlerden biri, her resimde üretilen piksel adedidir.
Plug-In
İngilizce
“içine koy” anlamına gelen sözcük. Resim işlem yazılımları gibi bilgisayar
yazılımlarının işlev kapsamını genişleten ek düzenlemeler için kullanılır.
Pozlama
dengelemesi (telafisi)
Makinenin
ışıklama ölçümünde belirlediği değerden farklı değerleri kullanmaya yönelik bir
ayardır. Çoğunlukla ±2 değerleri arasında ve 1/3 basamaklar ile ayar yapılır.
Böylece “ideal” pozlama değerlerinden hafif farklılıklar gösteren ve böylece,
konuya göre daha “hoş” pozlanmış fotoğraflar elde edilebilir. Bazı dijital
makinelerde bu işlev “pozlama dizisi” işlevi olarak sunulur ve deklanşöre bir
kez basıldığında normal, bir basamak düşük, bir basamak yüksek karelerden oluşan
dizi çekim yapılır.
Pozlama ölçümü
Işık
ölçümü. Günümüzde bütün fotoğraf makinelerinin dahilî ışık ölçerleri
(pozometreleri) vardır. Pozlama ölçümü ile, fotoğrafı doğru veya istendiği gibi
pozlayabilmek için, ışık algılayıcıyı yüzeye ne kadar ışık düşeceği belirlenir.
Netîce, diyafram ve enstantane değerleri olarak bildirilir.
Püskürtmeli yazıcı
Bilgisayardaki yazı metinlerinin kağıda dökülmesini sağlayan cihaz. Mürekkep
damlacıklarını kağıda püskürtme yöntemi ile çalışan yazıcılar, fotoğrafların
kağıda aktarılmasında niteliksiz ve pahalı kaldıklarından, resim dökümleri için
pek tavsiye edilmezler.
R
RAM
İngilizce
“Random Access Memory” sözlerinin kısaltılmışı. Bkz.: Çalışma belleği.
RAW
(İngilizce: Ham) Dijital fotoğraf makinelerinin kayıt düzenlemelerinden biridir.
Adından da anlaşılacağı gibi RAW verileri, düzenlenmemiş veya işlenmemiş
bilgisayar verilerdir. Makine içinde beyaz dengelemesi veya keskinleştirme
işlemleri yapılmaz. Özellikle sıkıştırmama özelliği sayesinde veriler, kayıpsız
olarak kayıt edilir. TIFF düzenlemesinde benzer neticeler elde edilse de RAW
düzenlemesinde dosyalar daha küçük olurlar ve resim, daha hızlı çekilir.
Renk
sentezi
Temel
renklerden oluşturulan renk birleşimlerini açıklamaya yarayan sistem. En çok
kullanılan sentezler toplamsal sentez RGB ve çıkarıcı sentez CMY
düzenlemeleridir. Baskı ile bağlantılı olarak kullanıldığında CMY sentezine
siyah (K) eklenerek, CMYK hâline dönüştürülür.
Renk
ısısı
Işığın
içinde bulunan renk paylarının ölçüsüdür. Işık kaynağı veya kaynaklarına bağlı
olan değer, resim etkisi için belirleyici olmaktadır. Yüksek mavi hisseli olan
ışığın yüksek, düşük mavi hisseli ışığın ise düşük renk ısısı vardır. “Kelvin”
birimi ile ölçülür.
RGB
Kırmızı (Rot),
Yeşil (Grün), Mavi (Blau). Toplamsal senteze dayalı temel renkler
(kırmızı, yeşil, mavi) üzerine yapılandırılmış renk biçimlendirmesi.
S
Sayısallaştırmak
Saydam
filimler, negatif filimler veya baskıların elektronik olarak kavranmasıdır. Bu
örnekler bir tarayıcı tarafından algılanarak, resim dosyası hâlinde kayıt
edilir.
Sıkıştırma
Bir
dosyanın sıklaştırma işlemi. Kayıplı ve kayıpsız sıkıştırma olarak ikiye
ayrılır. Kayıplı sıkıştırmada , matematiksel işlemler vasıtası ile daha az
önemli olan resim verileri (örn.: En ince renk basamakları veya çok küçük
ayrıntılar) bir daha geri gelmemek üzere, silinir. Buna karşılık kayıpsız
sıkıştırma, resim verililerini toplamak ile yetinir. Bu işlemde, örneğin: Aynı
şekilde olan büyükçe bir alana, aynı renk değeri tayin edilir; böylece, kayıpsız
sıkıştırılmış olan dosyaları, tam olarak yeniden yapılandırmak mümkündür.
Senaryo
düzenlemeleri
Sayısal
fotoğraf makinelerinde çok kullanılan bir özellikler kümesidir. Sıkça
tekrarlanan belirli çekim durumlarına göre ayarlanmış ve öncelikle diyafram ve
enstantane değerlerini içeren ayarların toplamının birleşimidir.
Sensör
Lâtince
sensus (duyumsama) sözcüğünden kaynaklanan kavram. Bkz.: CCD, CMOS
T
Tarama oranı
Belirli
bir ölçümün, belirli bir süre veya hacimsel boyutlar ile ilişkilendirildiğinde,
ne kadar sık ve sıkılıkta yapıldığını gösterir. Genellikle tarayıcılarda verilen
tarama oranı, uzunluk birimine düşen resim noktası şeklindedir. Çözünürlüğü
belirlemek için önemli bir veridir.
Tarayıcı
Örneklerin, her noktayı tarama yöntemi ile, suretlerinin oluşturulmasını
sağlayan cihaz. Fotoğrafçılık alanında bugün, en çok, yatay, film ve saydam
tarayıcılar kullanılmaktadır.
Tele
(Elence +
Lâtince: Uzak) Uzakta olan konuların büyültülerek gösterildiği objektiflerin dar
açılı odak alanları için kullanılan kavram.
TFT
ekran
(Lâtince +
İngilizce: Thin Film Transistor = İnce tabakalı transistör) TFT teknolojisi ile
yapılandırılmış, yeni kuşak ekran türü. Bu tür ekranlar, tüplü ekranlardan çok
daha ince olarak yapılabilir.
tiff
(Fransızca
+ İngilizce: Tagged Image File) Kayıpsız sıkıştırmalı veya sıkıştırmasız resim
dosya düzenlemesi. Tiff dosyaları Bmp dosyalarından küçük, jpeg dosyalarından
büyük olurlar ancak, sıkıştırma hâlinde bile mevcut olan bütün resim verilerini
korurlar.
TTL
(İngilizce: Through the lens) Objekif içinden yapılan netleştirme ve pozlama
ölçümlerini anlatmak için kullanılan kısaltma.
U
USB
(Lâtince,
Elence + İngilizce: Universal Serial Bus) Bilgisayar bağlantı düzenlemesi.
Güncel bilgisayarlarda standart olarak vardır.
X
xD-Picture Card
Sayısal
fotoğraf makinelerinde kullanılan en çağdaş ve hızlı bellek kartlarından
biridir. 16MB ilâ 8GB arasında çeşitleri mevcuttur.
Y
Yatay
tarayıcı
Basılmış
olan resimlerin, sayısal ortama çevrilmesini sağlayan cihaz. Fotoğraf, kitap,
gazete ve diğer resimlerden, sayısal resim dosyaları oluşturulur.
Z
Zıtlık
Bir resmin
aydınlık ve karanlık bölgeleri arasındaki karşıtlık. En aydınlık ve en karanlık
kısımlar arasındaki fark, zıtlık çapını belirler.
Zoom
objektif
Bkz.
Değişken objektif
|